Hiç inkar etmeyin, hepimiz isteyerek veya istemeyerek aldanıyoruz.
İsteyerek aldanmak mı? Çok garip değil mi?
Hayır değil. Aslında en çok da isteyerek aldanıyoruz. İnsanlar bizi aldatmak için çoğu zaman bu yöntemi kullanıyor. Bizi, aslında o olmak istediğimiz ama olamadığımız kişiymiş gibi olduğumuza inandırıyor. Biz de, duymak istediğimiz şeylerin söylenmesinden hoşlanıyoruz. İyi yönetici, muhteşem öğrenci, harika öğretmen, fevkaladenin fevkinde sporcu, inanılmaz baba, hayırlı evlat...
Doğru mu? En azından hepsi doğru değil.
Peki bize böyle olduğumuz söylendiğinde inkar mı ediyoruz yoksa inanmaya mı çalışıyoruz?
Aldatılmak ve aldanmak kimi zaman işimize geliyor. İşte bu yüzdendir ki gerçekler acı olabiliyor. Eğer aldanmamaya karar verecekseniz, öncelikle bunun her zaman size çok iyi gelebileceğini düşünmeyin. Bazen aldatılmamak sizi üzebilir.
Ayrıca aldatılmak deyince aklınıza sadece başka insanların sizi aldatacağı geliyorsa yine yanılıyorsunuz. İnsan en çok da kendini aldatır. Bazen öyle şeyler yapar ve kendi doğrularımızla öyle çelişiriz ki, kendimizi aldatma yoluna gideriz. Kabullenmek en erdemli davranış olsa da, en zor olanı...
İnanmak kolaydır. Zor olan sorgulamaktır
Bu küçük uyarıları dikkate aldıysanız konumuza geçebiliriz;
Eğer tüm riskleri göze aldıysanız yazıyı okumaya devam edebilirsiniz.
Şimdi aldanmamaya hazır mısınız?
Aldanmamanın ilk adımı şüphe etmekle başlar. Eğer şüphe etmiyorsak, çok büyük ihtimalle aldanıyoruz demektir.
Aldatılmak için her zaman bir yalan olmasına da gerek yok. Bazen söylenilenlerin hepsi doğru olmasına rağmen aldatılmak olasıdır. Yararlı bilgi, tam bilgidir. Yetersiz bilgi ise aldatıcı olabilir.
Şüphe etmeye nereden başlamalıyız? İşte sıralı tam liste:
- Şehir efsanelerinden şüphe et
- Bruce Lee biraz daha yaşayıp; çalışsaymış, vücudu kurşun geçirmez olacakmış.
Ben şahsen yemedim. Ya siz?
- Lozan antlaşmasının gizli maddeleri varmış, 2023'de boru çıkartıp kullanabilecekmişiz. Ülkemizin her yanında petrol varmış da Lozan anlaşmasından dolayı çıkartamıyormuşuz...
Batman'da yıllardır petrol çıkıyor.
Ayrıca bor madenlerimiz de var : http://www.etimaden.gov.tr/turkiyede-bor yurtdışına da satıyoruz. (Tabii bu linkten de şüphe etmeniz olası :)
Dediğim gibi, şehir efsaneleri... Say say bitmez.. inanmayın. Kısaca geçiyoruz.
- Herkesin doğru diye inandığı şeylerden şüphe et
- Atalarından gelen inançlarından şüphe et
Sorgulamaktan korkmayın. Unutmayın ki en çok şüphelenmediğimiz ve sorgulamadığımız şeyler hakkında aldatılıyoruz.
- Sözlü - Yazılı - Görsel bütün medya ve iletişim kaynaklarından şüphe et
Reklamlar, kaliteyi artırmaz. Sadece akılda kalıcılığı artırır.
Siyasilerin demeçlerinden şüphe etmenize gerek yok. Onlara doğrudan inanmayabilirsiniz. Çünkü onlar her zaman "yalan söyleyerek" aldatmaz. Bazen doğruları abartarak ya da doğruların bir kısmını söyleyip, bir kısmını kendine saklayarak aldatır.
İnsanlar en çok gördüklerine inanır. Görsel medya da zaten en çok bunu kullanarak aldatır. Size sadece görmek istediğiniz (ya da görmenizi istediği) şeyleri gösterir. Aşağıdaki maddelerde de var. Gördüğünüzden de şüphe edin.
- Bilimden şüphe et
- Yakın dost arkadaşından şüphe et
- Kendinden şüphe et
- Ve nihayet, gözünle gördüklerinden şüphe et
- Hakketmediğin bir kazancın varsa şüphe et
Şüpheci olun, yoksa gerçekleri kaçırabilirsiniz.
Peki bütün bunları öğrenip hayatımıza uygulamamıza rağmen, aldatılmadığınızdan emin olabilir misiniz? Hayır, olamazsınız çünkü siz artık bir şüphecisiniz. Unutmayın ki "Avcı ne kadar av bilse, tilki o kadar yol bilir"
